Adana’dayız…

İstanbul’daki buz gibi havadan sonra Adana Havalimanı’na indik. Hava günlük güneşlik, 17 derece. Yüzümüzde koca bir gülümseme, montları çıkarıp yolumuza devam ediyoruz…

İş hızlı bir şekilde bitsin de kendimizi kebaba verelim modundayız. 🙂 İş için gelsek bile yemek yemeyi ve gezmeyi asla ihmal etmeyiz 🙂

Sınav için Mavi Sürmeli Hotel’e geldik, sınav öncesinde otelin karşısında bulunan ve geçen sene de uğradığımız yere yeniden uğradık. Meşhur Kuruköprü Şalgam ve Vişnecisi / Hacı Yusuf’un yeri…

Vişnesi ve şalgamı çok meşhur. Adana’da genç, yaşlı herkes buraya geliyor, ayaküstü taze sıkılmış meyve suyu veya şalgam içip yoluna devam ediyor. Bense muzlu sütü tercih ettim, öyle İstanbul’daki muzlu sütlere hiç benzemiyor. İçerisinde buz var, milkshake gibi… Sütün tadı harika, kutu sütlerle alakası yok, yoğun ve lezzetli… Ben, koca bir bardak muzlu süt, iş arkadaşım ise şalgam suyu içti.

Fiyat mı? Sadece 3 TL

  • Muzlu Süt: 2TL
  • Şalgam: 1 TL

Evet, gerçekten şaka gibi. Muzlu sütü, büyük su bardaklarında servis ediyorlar. Bir de ekstra büyük boy bardaklar var Adana’da herkes o bardaklardan muzlu süt içiyor. Onun fiyatı ise 4 TL. Bardağın kapasitesi muhtemelen 1 litreye yakındır 🙂

Sütümü içtikten sonra sınav saatine kadar yollara attım kendimi.

Her taraf yemyeşil, yollarda turunç ağaçları, başta portakal sandık. Sonra kimse neden toplamıyor diye sorunca Turunç ağacı olduğunu ve ekşi olduğu için kimsenin toplamadığını öğrendik, limona zam gelince balıkçılar limon yerine turunç servis ediyorlarmış. Yol boyunca her tarafta Turunç ağaçları, içimiz açıldı.

Bir gezi parkımız var diye seviniyoruz, Adana’da ise her yerde park var, her yer yemyeşil…

Sınav için tekrar otele geldik. Yaklaşık bir saat sonra uçak saatine kadar kendimizi gene yollara attık.

Rotamız Birbiçer ciğer 🙂 Adana’da çok meşhur bir ciğerci.  Bir senedir hayalini kurduğum, tadı damağımda kalan yer… Geçen sene şans eseri başka bir kebapçıyı sorarken “Birbiçer’e gidin, en iyisi Birbiçerdir” diye yönlendirildik. O gün bugündür vazgeçilmezim oldu…

İki kişi, bir porsiyon ciğer, birer porsiyon Adana, bir künefe, bir soda ve bir ayran aldık.

Hesap: 44,5 TL, İstanbul’da yiyecek olsak muhtemelen 100 TL ödemiştik.

Yemek muhteşemdi, künefesi çok iyi değildi ancak ciğer ve Adana her zaman aş ereceğim lezzetler olacaktır 🙂

Yemekten sonra koşa koşa Amerikan Pazarı’na gittik, eskiden her şey orjinalmiş ancak şuan çoğu şeyin sahte olduğunu görmek beni çok üzdü. Halbuki büyük umutlarla gelmiştim buraya. 🙁

                        

Nort Face bir çanta beğendim, fiyatı 110 TL. Tam almayı düşünürken orjinalliğinden şüphelendiğim için satın almaktan vazgeçtim. Küçük küçük birçok mağaza var, neredeyse hepsinde aynı ürünler var. İyi pazarlık yaparsanız fiyatları düşürüyorlar, pazarlık yapmazsanız fiyatlar baya yüksek.

Amerika’da Starbucks’ın cam şişede sattığı Frappuccino, Victorias Secret’ın neredeyse tüm body mist ve kremleri burada mevcut. Parfümler bence çok pahalıydı, free shoptan çıkmış kutusuz ürünler ise daha uygun fiyata satılıyordu.

İyi pazarlık yapsam ve fiyatları düşürmüş olsam da İstanbul’da fiyatlar çok daha uygun olduğu için satın almaktan vazgeçip çıktım.

Rotamız Adana Havalimanı ve oradan da İstanbul. Havalimanı’na giderken yüzümde buruk bir veda…

Hoşçakal Adana!

Melisa

One Comment:

  1. Haricoolade (c)
    🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir