Rotamız Yedigöller…

 

Hazırlıklar başlasın 🙂 öncesinde gideceğimiz yerlerin listesini çıkarttık. Hindiba Pansiyon’da konaklayacağız. Pansiyonun adresini kaydettikten ve gerekli parkur haritalarının çıktısını aldıktan sonra hazırlıklarımız tamamlandı.

Kroki için tıklayınız….

Hindiba Pansiyon, rezervasyonlarını web sitesi üzerinden online olarak yapıyor. Odalara baktığımızda bütün odalar doluydu sadece çadırlar boştu. Oda bulamadığımız için üzüldük, ancak şansımızı denemek için pansiyonu aradık, aradığımızda Çadır 1, 2 ve 3’ün de oda olduğunu belirttiler, 🙂 uzun bir soru yağmuruna tuttuktan sonra inandık ve son 3 odayı da tuttuk 🙂 umarım çadır çıkmaz diye dua ederek yola çıktık 🙂 Çadır 4, 5 ve 6’yı siz siz olun kış aylarında seçmeyin, aksi takdirde yazlık çadırda kalırsınız 🙂

Hindiba Pansiyonun doğayı korumak ve zarar vermemek için kimyasal içerikli çamaşır deterjanları yerine kendi çamaşır deterjanını imal ettiğini duymak bizi hem çok şaşırttı hem de çok sevindirdi. Konaklama için burayı seçerek ne kadar doğru bir karar verdiğimizi bir kez daha anladık. :)Doğanın içinde doğayı koruyan bir yer… Kişi başı, 1 gece konaklama ücreti; sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil hafta sonu 120 TL, hafta içi 60 TL.Yolculuk başlasın… 🙂

Sabah 5:30’da yola çıktık, ilk olarak rotamız Mengen Kıyaslar Köyü – Hindiba Pansiyondu. Yol yaklaşık olarak 3,5 saat sürdü.

Pansiyonu ilk gördüğümüzde bize Alice Harikalar Diyarını anımsattı. Etrafı gezdikten sonra beklediğimizden daha da güzel bir yerde kalacağımız için daha da mutlu olduk…

            

Resepsiyona gidip anahtarlarımızı aldıktan sonra büyük bir merakla Bungalow’ larımıza gittik.

     

Odalar küçük ancak çok sevimli. Odaya girdikten sonra odadan gelen sıcak hava, gece donarak ölür müyüz diye kafamızda oluşan olumsuz düşüncelerimizi bir anda ortadan kaldırdı. Odamız merkezi ısıtmaydı. Taş evlerde kalanlar çok üşüdüklerini söylediler bu yüzden çok şanslıydık.

            

Odalarımıza yerleştik ve hemen açık büfe kahvaltıya koştuk.Konakladığımız sabahki kahvaltı ücretsiz olduğu için, otele yerleştikten sonra yaptığımız kahvaltı ekstraya girdi. Kahvaltı ücreti kişi başı 17,5 TL, bizden kişi başı 12,5 TL aldılar.

      

Kahvaltımızı da yaptıktan sonra Yedigöller’e gitmek üzere yola çıktık… Pansiyondan Yedigöller’e yaklaşık mesafe 45,99 KM.

Rota için tıklayınız….

Pansiyondan çıktığımızda asfalt yolda çok kısa bir süre gidebildik ve hafif toprak yol başladı, Yazıcık köyünden sonra ise tamamen toprak yola girdik. Yol kışın geçen traktörler yüzünden o kadar bozulmuştu ki maksimum 20 KM/hız ile gidebildik. 1 saat 58 dakikalık uzun yolculuğumuz sonunda Yedigöller’e ulaşabildik.

Yedigöller’e girdiğimizde kapıda bir orman muhafaza görevlisi güler yüzlü bir şekilde bizi karşıladı. Ormanda yabani hayvan olup olmadığını sorduğumuzda “ayı da var, geyik de var, ben görüyorum ama siz görür müsünüz bilmem” yanıtını aldık. Daha sonra tepelerde daha çok hayvan olduğunu belirtti ve umudumuzu bir anda yitirdik.

            

Yedigöller’e arabamızla giriş yaptık ve 10 TL park ücreti ödedik. Arabayla giriş yapmamanız halinde dışarıda bulunan alana park etmeniz çok zor ve parkur içinde yürüyüş yolu bir hayli uzun.Yedigöller içerisinde barbekü alanları bulunuyor, yanınızda mangal varsa dilediğiniz her yerde yakabiliyorsunuz, mangalınız yoksa barbekü alanlarının dışında ateş yakmanız kesinlikle yasak.

     

İlk olarak kendimize ormanın ilerisinde bulunan alanda bir barbekü bulduk ve ateşimizi yaktık, kamp ocağında makarnamızı yaptık, barbeküde sosis ve köftelerimizi pişirdik ve afiyetle yedik. 🙂 Çok yememize rağmen nedense doyduğumuzu bir türlü hissedemedik. Yemeklerin üzerine bir de kamp ocağında kahvemizi pişirdik, keyfimizi yaptık ve gölleri gezmek üzere yola çıktık. Arabayla Nazlı Göl’e geri döndük ve arabayı bırakıp yürüyüşe başladık.

      

Nazlı Gölden Şelaleye doğru yürümeye başladık. Şelaleyi keşfettikten sonra Dilek Çeşmesi’ne gittik ve paranın büyüğü küçüğü olmaz diyerek elimizdeki 1 kuruşları atarak dilek tuttuk 🙂

   

Yedigöller’de hiç yabani hayvan göremedik. Bolu yolunda gördüğümüz tilkiyle yetinmek zorunda kaldık. 🙁 Hayallerimiz suya düştü ama bir gün sonra Kıyaslar Köyü’nde bulunan parkurdan umutluyduk…

    

 

Hava kararmaya başladı ve biraz daha yürüdükten sonra geri dönüş yoluna geçtik…

Zoom (+)

Yolda giderken gittiğiniz yolları aklınızda tutmaya çalışın veya bir GPS ile kayıt tutun aksi halde her yer birbirine benziyor. Yanlış yollara girdik ve dönüşte yolumuzu uzattık. Arda’nın beğenmediğimiz GPS’i hayatımızı kurtardı 🙂 ve bizi ormandan çıkarttı. :)Heyelan bölgesi olduğu için yollarda çökme ya da kaya düşmesi olabiliyor. Yol, yağış olması halinde daha da tehlikeli hale geliyormuş. Yola çıkmadan önce hava durumunu mutlaka kontrol ederek çıkın. 4×4 bir aracınız varsa biraz daha kolay fakat gene de dikkatli olmakta yarar var.Yedigöller’de yabani hayvan göremesek de orada olduklarını biliyoruz bu yüzden lütfen onları rahatsız edecek şekilde müzik dinlemeyin, yüksek sesle ya da bağırarak konuşmayın. En önemlisi çöplerinize sahip çıkın, kısacası kendi evinizde nasıl davranıyorsanız orada da öyle davranın. Yedigöller’de sabun ve deterjan kullanmak yasak bu yüzden lütfen ekolojik sistemi bozmamak için yanınızda ıslak mendil götürün.

   

Arkası yarın 🙂 Kıyaslar Köyü / Parkur Maceramız…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir