Şehirden Kaçış – Kocadere

 

Saat 8:00 feribotuyla Yenikapı’dan Yalova’ya geldik. Saat 9:20’de vardık. Kocadere aracını sorduğumuzda bize okullar kapalı olduğu için saat 11:00’de kalkacağını söylediler. Beklemek istemediğimiz için Çınarcık aracına bindik (Sarı renk) kişi başı 3,5 TL ücret ödeyerek yola ciktik. Şoförler İstanbul’a göre oldukça yavaş kullandıkları için 30dk gibi bir surede Çınarcık vapur iskelesine vardık ve araç değiştirmek için indik. İskele yanındaki Koca dere minibüslerine bindik (mavi renk) bir kişi 2,75 tl. 15dk sonra Koca dere koy içindeydik.  – Tüm Rota –

   

Çıkacağımız yolun sağında kahve, solunda bir bakkal vardı bizde hemen bakkala uğradık ve eksikleri tamamlamaya çalıştık fakat sağ olsun ne sorsak yok ve burada bulamazsınız diyerek moralimizi bozdu. Oradan çıkıp koy içerisinde biraz yürüdük ve başka bir bakkal bulduk oldukça büyük ve ne ararsak vardı 🙂 Sahibi Erol Abi baya neşeli ve yardımsever birisi çıktı. Bize kendi numarasını vererek başımıza bir şey gelmesi durumunda beni arayın ben yardımcı olurum çocuklar dedi ve abiliğini gösterdi. Yolda değişik değişik olaylarla karşılaştık. İkimizin de dizlerinde sorun olduğu için baya bir duraksadık ama sonunda 5 saat 42 dk. yürüdükten sonra dipsiz göle ulaştık. Kestirme dedikleri yol pek de kestirme değilmiş bunu öğrenmiş olduk. Hava sıcakken baya zorladi bizi. gelmeden önceki hafta olan yağışlarda baya bir sel olayı yaşanmış koca koca kütükler yolun kenarlarında veya yolun ortalarında takılmış kalmış.

   

Dipsiz Göl’e vardığımızda suyumuz bitmişti. Rotada geliş yönünde hiçbir su kaynağı yoktu eğer bu rotayı kullanacaksanız bolca su bulundurun derim ben. Adını bilmediğimiz ama günün kahramanı olarak seçtiğimiz bir motorcu arkadaş tüm mataralarımızı alıp 5km ötedeki çeşmeden bize su doldurup getirebileceğini söylediğinde moralimiz yerine gelmişti. Çevreyi pek temiz tutmamış insan hayvanı bu beni çok üzmedi beklediğim bir şeydi çünkü.

   

Bu arada buralarda kesinlikle telefon çekmiyor bunu belirteyim. Telefonla yaklaşık 2 km aşağı yola 3 km de üst yola gittik ve sağ olsun Ferhat aile fertlerine ulaşıp bilgilendirdi (Trkcell). Hava kararmadan hemen çadırı kurduk ve ateşimizi yaktık. Sivrisinek çok var bu yüzden yanınızda bir kovucu ilaç almanızda fayda var. Günün yorgunluğu atıldı, yemekler yenildi, tam çay yapalım derken korktuğumuz yağmur başladı ve direkt çadıra girmek zorunda kaldık. Göl etrafında içeri kısımlarda çadır kurabilecek sadece bir yer vardı bizde orayı kullandı. Zemin pek istediğimiz gibi olmasa da ertesi sabah gelecek olan günübirlikçilerin sesinden ve bakışlarından uzak oluruz düşüncesi ile seçtik. Yağış giderek hızlandı ve biz çadır içinde ne olur ne olmaz düşüncesiyle çantalarımızı topladık ve olası bir sel olayında direk çadırdan çıkacakmışız gibi hazırlandık. 4 saat sonra yağmur durdu ve oh çektik. Sabah yeniden yağmaya başladı fakat bu sefer kısa surdu. Kahvaltı için bir ateş yakıldı araçlarla trekkinge gelenlerin bakışları altında cadımızı kapattık ve geri dönüş yoluna koyulduk. Bu sefer asfalt tarzı daha düzgün bir yoldan ve çoğunluğu yokuş aşağı bir yoldan devam ettiğimiz için hem daha az yorulduk hem de sure bakımından daha hızlı bir iniş oldu bizim için  saat 20:00 deki Yalova-Yenikapı feribotuna yetişemeyeceğimizi anladık ve çeken bir yerde IDO’yu aradım.

    

Biletleri internetten gidiş-dönüş tek PNR altında aldığımız için ve otomatik makineden basımı gerçekleştiği için değişikliği iskeleden yapabileceğimi söylediler. Yani anlayacağınız göz göre göre bileti yaktırdılar….

Teşvikiye köyüne girerken yol kenarındaki balcıları gördük ve Emre ile karşılaştık. Emre bizim ikinci gün kahramanımız oldu. Kendisinin şanslı olduğunu ayaklarını uzatmış ne güzel keyif yaptığını söyledik sonrasında kendisinden polen alarak yola devam ettik. Bu yol bitmez derken Emre arabayla bize yanaştı ve bizi Yalova servislerinin olduğu terminale bırakabileceğini söylediğinde mutlu olduk.

   

Sakat iki diz , kopan bir çanta varken güzel bir teklifti bu. Hemen Yalova aracına bindik önceden de söylediğim gibi İstanbul’daki gibi şoförler olmadığı için çok sakın araç kullanıyorlar bu yüzdende biz daha bir gerildik. Yalova iskelesine vardığımızda koşabildiğimiz kadar hızlı koştuk fakat 3dk ile feribotu kaçırmıştık. Sonraki iki feribotta ise yer olmadığı için 23:30 feribotu için ekstra yeniden bilet aldık ve iskelenin yanındaki yat limanında bulunan Leman kültürde feribot saatine kadar zaman geçirdik.

      

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir